Milli Eğitim Bakanı Özer, Bitlis'te "Köy Yaşam Merkezi"nin açılışına katıldı

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, son 20 yılın eğitimde toplumsal taleplerin dikkate alındığı, demokratikleştiği ve aynı zamanda okullaşma oranlarının maksimum seviyeye çıktığı bir dönem olduğunu söyledi.

Ziyaretlerde bulunmak ve programlara katılmak üzere Bitlis'e gelen Özer, Güroymak ilçesinde aktif olarak kullanılmadığı için "Köy Yaşam Merkezi"ne dönüştürüldüğü, Üzümveren Köyü İlkokulu'nun açılışını yaptı.

Programda konuşan Bakan Özer, son 20 yılda eğitimde büyük bir devrimin yaşandığını,,Türkiye'nin 81 ilinde, İstanbul, Ankara, Hakkari, Kars, Bitlis' ve Muğla'da hiçbir bölgeyi ayırmadan çocukların eğitime çok rahat erişebilmeleri için devasa yatırımlar yapıldığını söyledi.

Cumhuriyet tarihinin tanık olduğu en büyük eğitim seferberliğinin yaşandığı dönem içerisinde olduklarını belirten Özer, şunları kaydetti:

"Okullaşma oranları diye bir rakam var. Eğitim çağı, nüfusunun ne kadarının eğitimde yer aldığıyla ilgili uluslararası kabul edilen veriler var. Bakın 2000'li yıllarda 5 yaşındaki okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranları yüzde 11'dir. Yani 5 yaşındaki 100 çocuğumuzdan sadece 11'i okula gidebiliyormuş. Şu an yüzde 93. Ortaöğretimdeki okullaşma oranlarımız yüzde 44'lerden yüzde 90'lara geldi. Yükseköğretimdeki okullaşma oranlarımız yüzde 14'lerden yüzde 48'leri geçti. Bu dönemde okul öncesinden ilkokula, ilkokulundan ortaokula, lisesine, yükseköğretimine kadar eğitimin tüm kademelerindeki çocuklarımızın gençlerimizin eğitime erişimleri arttırıldı. Niye arttırıldı? Çünkü ülkelerin en büyük, en kalıcı, en sürdürülebilir sermayesi beşeri sermayesidir. Beşeri sermeyenin niteliğini arttıracak, diğer ülkelerle rekabet edecek gençler yetiştirecek olan şey de eğitim sistemidir."

Türkiye'nin gelişmiş ülkelerin 2000'li yıllardan çok önce sağlamış oldukları gelişmeyi son 20 yıl içerisinde, 70 yıllık bir gecikmeyle yaşayabildiğini aktaran Özer, "Sadece bunu mu yaşadık? Hayır. İki binli yılların öncesinde eğitim üzerinde toplumsal mühendislik projelerinin tüm hasarları da tedavi edildi. Düşünün başörtülü kızlarımız, kadınlarımız, eğitim haklarından yoksun bırakılırken bu dönemde bu problem çözüldü. Katsayı uygulamasını hatırlayın. Din öğretimi ve mesleki eğitimle ilgili imam hatip ve meslek liselerine giden öğrencilerin yükseköğretime erişimlerini kısıtlayan ve başarılı öğrencileri bu okul türlerinden uzaklaştıran bu uygulama da iptal edildi. Hasarın telafi edildiği dönem bu dönem oldu. Toplumsal talepler olan imam hatip liselerinin dışındaki liselerde, ortaokullarda öğrencilerimizin Peygamberimizin hayatı, Kur'an ve dini bilgilerle ilgili ders talepleri de bu dönemde giderildi. Başörtülü öğretmen kadınlarımız bu dönemde başörtüsüyle derslere girebildi. Son 20 yıl eğitimde toplumsal taleplerin dikkate alındığı, demokratikleştiği ve aynı zamanda okullaşma oranlarının maksimum seviyeye çıktığı bir dönem oldu." diye konuştu.

Özer, Cumhurbaşkanının başlangıcından itibaren eğitime her zaman birinci önceliği verdiğini, son 20 yılda bütçeden en büyük payın her zaman eğitim verildiğini, ek bütçeden de eğitime en yüksek pay aldığını ifada etti.

Eğitime verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanına şükranlarını sunan Özer, "Neden 70 yıl gecikmeyle bu gelişmeler sağlandı? Onu da sizin takdirlerinize bırakıyorum. 20 yıl hizmet aşkıyla, vatandaşın imkanlarını iyileştirmek için eğitimden sağlığa, altyapıdan ulaşıma her türlü alanda vatandaşın ayağına hizmetin gittiği bir döneme tekabül ediyor. Hizmet etmekten mutlu olan, aşkla, şevkle çalışan bir ekip var. İnşallah el ele vererek bunları çok daha iyi noktalara taşıyacağız. Eksikliklerimizi biz gidereceğiz." dedi.

Köylerden şehirlere göçlerin olduğu dönemlerde Milli Eğitim Bakanlığının da bu akışı dikkate alarak taşımalı eğitimi uygulamaya soktuğunu anlatan Özer, şunları söyledi:

"Taşımalı eğitimden yararlanan tüm çocuklarımızın her gün öğlenleyin ücretsiz yemek yemelerini sağladı. Özellikle Kovid-19 salgınından sonra artık yavaş yavaş köylere, ilçelere doğru akınların başladığını gördük. Özellikle Kovid-19'dan sonra çok kritik bir süreç yaşamaya başladık. Tüm dünyada gıdada tedarik zincirlerini ciddi travmalar yaşanmaya başlandı. Tarım tekrar ülkelerin savunma sanayi, enerji gibi en kritik alanlarına karşılık gelmeye başladı. ve bu da köylere, tarım alanlarına doğru hareketliliği arttırdı. Biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak geçmişte köylerden şehirlere, ilçelere, büyük şehirlere doğru trendin getirmiş olduğu ama şu anda tersine dönen durumda köy okullarımızı tekrar vatandaşımızın, öğrencilerimizin hizmetine açalım istedik. Bunun için gerekli yasal düzenlemeleri yaptık. Artık öğrenci sayısına bakılmaksızın öğrencilerin olduğu tüm köylerimizde artık köy okullarını açabileceğiz. Sadece bu değil. Köy okullarımızda anaokulu açılmasıyla ilgili 10 öğrenci kriterini de 5'e düşürdük. Sadece bu adımla son 6 ay içerisinde 12 bin bin yavrumuz köy okullarında anaokullarına kavuştu. Eğer köy okulu ve anaokulu olarak kullanma imkanı yoksa bu binaları Halk Eğitim Merkezi olarak kullanacağız. Köylerimizi çok daha güçlü, dinamik, istikrarlı bir hale getirmiş olacağız."

Vali Oktay Çağatay, AK Parti Bitlis Milletvekilleri Vahit Kiler, Cemal Taşar da kentteki eğitim yatırımları hakkında bilgi vererek, açılışı yapılan Köy Yaşam Merkezi'nin hayırlı olmasını diledi.

Konuşmaların ardından, açılışı yapılan ve Köy Yaşam Merkezi olarak hizmet verecek Güroymak Üzümveren İlkokulu gezildi.

Programa, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, İl Jandarma Komutan Vekili Albay Deniz İnan, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Güroymak Kaymakamı Ramazan Cankanoğlu, Emniyet Müdürü Celal Özcan, kurum amirleri, öğretmen ve öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.

AA / Filit Gülelçin - Güncel


https://haberabi.com/genel/milli-egitim-bakani-ozer-bitliste-koy-yasam-merkezinin-acilisina-katildi/

Yorumlar